ÇAĞRI
T.C. Kurum ve kuruluşlarına,
Tüm sivil toplum kuruluşlarına,
Parti liderlerine,
İnsan haklarını savunan kuruluşlara,
KONU:
İmam Hatip meslek liselerinin, mesleklerinin (Lisans ve Lisans üstü) Yüksek
Eğitim haklarına ek olarak diğer uzmanlık alanlarına giriş avantajlarını
sağlayıcı yasa tasarısı.
Yukarıdaki adı geçen kuruluşlara özellikle İnsan
Hakları kuruluşlarına ve sağduyulu herbir Türkiye’li vatandaşımıza
sesleniyoruz:
AKP iktidarı mecliste sağladığı çoğunluğu
sayesinde rejimin temellerine saldıran toplumu geriye götürücü
faaliyetlerine dur diyelim. Bu parti seçim sistemi ve sandığa gitmeyen
rejime küskün vatandaşlarımızın duyarsızlığı sayesinde bugünkü
tabloya sahip olmuştur. Şu yada bu şekilde yönetimle sorunu olanlar, şu
yada bu şekilde küsenler ve duyarsız davrananlar, artık hali hazırda
varolan Cumhuriyet’in kendilerine sağladığı Demokratik avantajları
AKP’nin oturtmak istediği sistemle kıyaslamalarının zamanı gelmiştir.
Eğer bu yasa bu şekli ile geçer, kabuledilir ve yürürlüğe girerse, hiçbir
Demokratik haklarınzın kalmayacağı bir sistemin oluşmasının temeli atılmış
olacaktır ve eğer yasa işletilerek on yıl devam edilirse, doğmamış çocuklarınızın
Demokratik geleceklerini ipotek altına alacak olan bir sistem önümüzdeki
bir on yılda kurulabileceğini görmeliyiz.
Yazımızı Cumhuriyet’i seven Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalan
sağduyulu vatandaşlara yönlendirdiğimiz kadar, sistemi eleştiren ama şu
yada bu şekilde Demokrasiden yana olan bütün Demokratik kuruluşlara da yönlendiriyoruz.
Artık Demokrasimize sahip çıkalım, Demokrasimizin büyük tehlike altında
olduğunun farkına varalım ve rejimin koruyucusu olarak gördüğümüz Türk
Silahlı Kuvvetlerini ikide bir kışlasından çıkarmayalım, ulusal
savunmamızın gücünü boş yere yıpratmayalım, el birliğiyle bu yasanın
çıkmaması için bütün toplumsal baskımızı hep birlikte kullanalım.
Bizde bir inanaç kuruluşuyuz ancak bizim inancımızı öğreten neredeyse
normal liseler seviyesine ulaşmış, İmam Hatiplerimiz yoktur. Hatta, inancımızı
öğreten bir tek okulumuz yoktur. Biz Demokrasinin gereği böyle bir talebte
bulunmak yerine, gençlerimizim bilimsel okullarda eğitilirken kendi inanaçlarını
da öğrenmelerinden yanayız. AKP iktidarının sayıları 22 ile 26 milyon
arası değişen Alevinin dini ihtiyaçlarını yok sayarken, Demokrasi adına
İmam Hatiplerin haksızlığa uğradıklarını iddia eden söylevlerini
tutarlı değil, maksatlı buluyoruz.
İmam Hatiplere hiçbir şekilde karşı değiliz ancak tüm toplum olarak
milli çıkarlarımızı ilgilendiren konuların siyasi istismarına karşıyız.
Bir toplum yöneticileri politikalarını Türkiyenin toplam nüfusunun, yani
70 milyonun ihtiyacına göre yapmalıdır. Sadece oy aldığı çevrenin
ihtiyaçlarına göre değil. Aksi halde Devlet, Devlet olmaktan çıkar,
sosyal barış zedelenir ve bir kaos ortamına sürükleniriz. Bu da toplumu
bir arada tutan ve tüm ihtiyaçlara genel anlamda cevap veren Anayasanın
temellerine dinamit koyar.
Devletimiz her alandaki sosyal meslek eğitim kurumlarını ihtiyaca göre
ayarlamalıdır. Salt bir meslek gurubunun çoğunluğu dengeleri bozar. Ne
kadar ihtiyacımız varsa ona göre Bilim adamı, Öğretmen, Doktor yada İmam
yetiştiren kurumlarımız olmalı. Ne bir eksik ne bir fazla.Toplumu
ilerletecek olan bu doğru kararı vermek ve onu uygulamaktır. Nasıl ki tüm
üniversitelerin sadece Tıp öğrenimi vermesi toplumun dengesini olumsuz yönde
etkileyeceği gibi, gibi büyük miktarda İmam yetiştirmekte toplumun
ilerlemesini o oranda olumsuz yönde etkileyecektir. Bu anlamda İmam
Hatiplere haksızlık edildiği düşünülüyorsa, doğru çözüm ihtiyaç
olduğu kadar İmam Hatiplerin kalması ihtiyaç fazlasının diğer ihtiyaç
duyulan meslek liselerine dönüştürülmesidir. Eğer aynı görüş hala İmam
Hatiplerin haksızlığa uğradığını düşünüyorsa, düşüncesinde
samimi olduğunu göstermesi için, bir Kimya Mühendisinin yada bir Mimarında
Camilere İmam yada bölgelere Müftü olarak atanmasını sağlayan ek bir
yasayı bu yasayla birlikte teklife sunmalıdır.
Yukarıdaki söylediklerimizin ışığında, tüm Türkiye fertlerini iktidar
üzerinde baskı oluşturmak ve toplumu birarada tutan Anayasanın Demokratik
temellerine saldırıcı faaliyetlerden vazgeçirmek için yasal olarak bütün
olanaklarımızı kullanmaya davet ediyoruz. Bugün farklı düşünenler dahi,
Demokrasi ile şu yada bu şekilde ilgisi olan tüm Türkiye fertleri olarak
bu konuda biraraya gelemezlerse, yarın çok geç olabilir ve büyük vebal
altında kalabiliriz. Bu yasayla iktidar olan ideolojik kadroların şapkaları
düşmüş ve kelleri görünmüştür. Dolayısla tüm Türkiye halkının
hep birlikte, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinin ipotek altına
alacak bu faaliyetlere dur dememizin zamanı gelmiştir.
Bu aynı zamanda İnsan Hakları adına sistemi eleştiren, İnsan Hakları
savunucularınında testden geçeceği bir dönem olacaktır. Zira,
Demokrasinin yok olmasının temellerini atan bu yasa karşısında sessiz
kalmak bu kuruluşların Demokrasi ve insan hakları anlayışlarını sınıfta
bırakacak ve hatta meşruluklarını ortadan kaldıracaktır.
Biz açıkca kamuoyuna ve Devlet yetkililerine duyuruyoruz ki; Devlet bizim
Devletimizdir. Bir vatandaş olarak ona saygılı olduğumuzu belirtmekle
beraber eğer bu yasa geçer, Cumhurbaşkanlığı yada Anayasa Mahkemesi bu
yasanın yürürlüğe girmesini engelleyemezlerse ve AKP fütursuzca sivil
toplum örgütlerinin yani, Türkiye toplumunun yüzde yetmişinin baskılarını
yok sayarsa, bu yasayı biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürmekten
başka çare bulamayacağız.
Saygılarımızla
Hüseyin Çifçi
İ.A.K.M. ve Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı
Av.Ali Güvercin
İ.A.K.M. ve Cemevi Başkan Yardımcısı
GÖNDERİLEN KURUMLAR
T.C. Cumhurbaşkanlığı
Genelkurmay Başkanı
Anayasa Mahkemesi
-----------------------------------
İnsan Hakları Türkiye Şubesi
İnsan Hakları Avrupa Şubesi
-----------------------------------
ANAP
MHP
CHP
DYP
AKP
-----------------------------------
Barolar Birliği
YÖK
TÜSİAD
------------------------------------
Milliyet
Hürriyet
Cumhuriyet