|
|
Establishment and Purposes.

England
Alevi Cultural Centre & Cem Evi is a registered charity organization. The
centre was established in May 1993.
Contact by Email: info@alevi.org.uk
, liaison@alevi.org.uk
women@alevi.org.uk,
youth@alevi.org.uk
Tel: 0207 241 62 85
Bu
yazi www.Alevileriz.org adli
bir sitenin su asagidaki sayfasina ilgili sitenin Moderatoru Sayin Kadir Hoca
tarafindan aktarilmistir. Yazinin iceriginin cok guzel olmasi ve gencler
icin egitici olmasi bakimindan yazarinin adi verilerek sitemizde yayinlanmis
ve genc canlarimizin bilgisine sunulmustur. Yazinin alindigi sitenin ilgili
sayfasinin adresi box un icersinde verilmistir.
|
Gerçekler
3
|
 |
Mehmet YAMAN
I.A.K.M de ğörevli dede
ALEVİ, BEKTAŞİ, KIZILBAŞ,
RAFIZİ NE DEMEK?
‘Sevdiğim Allah bir Muhammed Ali
Üç Güzel severim eli neylerim
Gülbangı çekilen Bektaş-ı
Veli
Daha senden gayrı kulu neylerim’
(Kul Himmet)
|
Alevi inancının temeli ALLAH-MUHAMMED-ALİ
tevhidine (birliğine) dayanır.
Bu: “Allahtan başka tanrı yoktur,
Muhammed Tanrının Elçisidir”
demektir. KIRKLAR MECLİSİ’nden
günümüze kadar süren bu kutsal inancı
Alevi mürşitleri, bilginleri ve Hak aşıkları
(başta 7 ulu ozan) Emevi emperyalizmine karşı
ödün vermeden ayakta tutmuş, yaşamış
ve yaşatmaktadır. Bu inancın,
olgun ve dürüst (insan-ı kamiller) yolu
olduğunu kavrayanlar günden güne çoğalmaktadır.
Aleviliğin İnanç-İbadet ve Ahlak
kuralları halkımıza açıkca
anlatılırsa, yüzyıllardır
ileri sürülen iftiraların tamamen
yalan/yanlış olduğu meydana çıkacaktır.Böylece
insanlarımız arasında yaşanan
gereksiz tartışmalar son bulacak,
sevgi ve huzur ortamı doğacaktır.
Şimdi biz gelelim başlıktaki
sorumuzun yanıtına:
Bilindiği üzere Anadolu ve Balkanlar’da
yüzyıllardır bu sözcükler (Alevi-Bektaşi-Kızılbaş-Rafizi)
adeta bir tabu şeklinde varlığını
sürdürdü. Bu sözlüklere kötü anlamlar yüklemek
suretiyle halk sindirilmek istendi. Dahası
siyasete alet edildi. Dedikodularla ve kulaktan
dolma bilgilerle Sünni halkımız
Alevi, Bektaşi, Kızılbaş ve
Rafizi diye anılan güzel Anadolu insanlarına
kışkırtıldı. Bunu sünni
insanlarımız yapmadı , dini yanlış
anlayan ve anlatan münafık, hain ve
gafiller yaptı. Sünni halk’da
‘Alevilerin dinsiz ve kötü insanlar olduğunu
camide hocamız söyledi, öyleyse doğrudur’
diye inandılar. Bunun sonunda daha sonra değineceğim
tarihe kara birer leke olarak geçen olaylar yaşandı.
(Kerbela, Sivas, Gazi mahallesi v.b). Ancak artık
eskiye oranla kimliklerini çok daha rahat
anlatabilen Aleviler, baskılarla ve yaşanan
hızlı sosyal değişim sürecinde
unutmaya başladıkları inançlarını
kültürlerini yeniden keşfettiler. Her ne
kadar bu keşif ağır aksak
ilerlese’de ... Önüne gelen kendine göre
Aleviliği çarpıttığı için
insanların kafası karıştı.
Biz burada alan araştırmalarına
ve güvenilir kaynaklara dayanarak bu karışıklığı
gidermek üzere genel kabul görmüş temel
bilgileri sunmaya çalışacağız.
Sözlük anlamına göre ALEVİ, Hz.
Ali’ye bağlı ve ondan yana olan
kimse demektir. Alevilik ise genel olarak Hz
Ali’yi sevmek ve onun soyunun yani Ehl-i
Beyt’in yolundan gitmek olarak tanımlanabilir.
Ancak bugün için dünyanın değişik
bölgelerinde yaşayan farklı Alevi
grupların herbiri tüm Alevi ve Alevilik sözcüklerinin
ifade ettiği anlamlarda farklı
olmaktadır. Biz konuya ANADOLU ALEVİLERİ
açısından yaklaşmakla birlikte
genel bir tarihsel perspektifde sunacağız.
Bugün ‘Alevi’ kavramı ile adlandırılan
Anadoludaki kitlelerin ataları Osmanlı
Devleti devrinde daha çok ‘Kızılbaş’
adı ile anılmaktaydılar. Ülkemizde
bugün yaygın şekilde Alevi olarak
adlandırılan kitleler için
kaynaklarda birçok ismin kullanıldığını
söyleyebiliriz. Anadoludaki Alevi kitleleri
nitelemek üzere kaynaklarda ‘Kızılbaş,
Rafizi, Işık....’ gibi adların
kullanıldığını görmekteyiz.
Bunlardan en çok kullanılanı KIZILBAŞ
adı olmuştur.
Anadolu Alevileri kendileri için çok anlamlı
Kızılbaş adını
Osmanlı yönetiminin ‘Ahlakdışı,
dindışı....’ anlamlar yükleyerek,
bir psikolojik savaş aracı olarak
kullanması sonucunda bırakmak zorunda
kalmışlardır. Prof. Melikoff’un
deyimiyle ‘....Kızılbaş
deyiminin, yerini Alevi’ye bırakmış
olması....’ bu gelişmelerin
sonucundadır.
Ayrıca Alevi kavramı ile adlandırılan
Anadolu’daki kitlelerin ataları Osmanlı
Devleti devrinde ‘Rafızi’ olarakta
adlandırılmıştır.
İslam Ortaçağına kadar uzanan bu
kavram ŞİA Mezhebi’nin ilk dönemlerindeki
ana kollarından olan ‘RAFIZA’ terimi
ile ilgilidir. Osmanlı yönetimi bu kavramı
Sünni kitlelerin dışındaki özellikle
de Alevi kitlelere karşı siyasal bir
yakıştırma olarak karalama amaçlı
kullanmışlardır.Osmanlı
kaynaklarında bu konuda birçok bilgi
bulunmaktadır.
Bugün Anadolu ve Balkanlarda yaşayan
Tahtacı, Sıraç, Nalcı, Yörük,
Çepni... gibi değişik gruplar genelde
Alevi olarak adlandırılırlar.ANADOLU
ALEVİLİĞİ, tarihsel ve
sosyal koşulların doğal bir
sonucu olarak ‘yazılı’ olmaktan çok
‘sözlü’geleneğe dayalı, eski
inançlardan da bir kısmının alınarak
İslam’a girmesiyle devam eden bir ‘halk
İslamı’dır.Çünkü dünyada hiçbir
inanç başka inançtan etkilenmeden günümüze
gelememiştir. İslam’ın özgün
bir kolu olan Alevilik de eski geleneklerinden
bazılarını korumuştur.
Alevi toplumu yüzyıllardır siyasal
nedenlerle kırsal alanda kapalı sosyal
yaşam sürmeye mecbur edilmiş ve bu
durumun doğal bir sonucu olarak daha sonra
kısaca değineceğimiz ‘kendine
özgü’ toplumsal kurumlarıyla, daha çok
sözlü gelenek yoluyla günümüze ulaşmıştır.
Genel olarak ifade etmek gerekirse ‘Bektaşi’
sözcüğü’de yukarıda değindiğimiz
kitleler için kullanılmıştır.
Bektaşilik Hacı Bektaşi Veli’ye
dayanılarak kurulmuş tarikatın adıdır.
Alevilik ve Bektaşiliği birbirinden bağımsız
olarak ele almak bugün gelişen noktada
tarihsel ve sosyolojik açıdan mümkün görünmemektedir.
Her iki terimde zaman zaman birbirinin yerine
kullanılabilmektedir. Alevilik ve Bektaşilik,
inanç ve ahlak esasaları ve edebiyatları
bakımından (temel olmayan farklılıklar
dışında) ortaktırlar. En
temel farklılık, Bektaşi
kitlelerin daha çok sehirde yaşamalarına
karşın, Alevilerin köylerde yaşamaları
şeklinde orataya çıkmış
sosyal bir farklılıktır. Ancak
tarihsel olarak doğru olan bu sosyal
farklılık günümüzde anlamını
yitirmeye başlamış, ‘ALEVİ’
adı daha yaygın olarak kullanılır
olmuştur.
|
|
|
|
|

Gericilige,karanliklara,
hurafeye, totalirizme ve ummetcilige son veren Cumhuriyet
Rejiminin kuruldugu bu gununuz kutlu olsun. (29
Ekim)
Alevi
Degerleri
Ingiltere
Aevi
Federasyonu
Ingilterere
Alevi
Akademisyenleri
Ingiltere
Alevi Genclik
Alevi
Forumlari
www.alevileriz
www.alevidostlar
www.aleviYol
www.CemVakfi
Almanya
Alevi Birlikleri
federesyonu
Alevi Bektasi
Federesyonu
Pir Sultan
Abdal
Dernekleri
Hubyar Sultan
Reklamlar
|