I A K M C
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi.

14.YONETIM  KURULU 


Turkish

English
Ana Sayfa
Kuruluş
Amaçlar
Hizmetler
Yonetim
Tuzuk
Kongreler
Dernekler
Faliyetler
Kadınlar
Futbol T.
Gençlik
Semah
Saz Kursu
Turkce
Matematik
B.Sports
Forum

Akademi

Projeler
RadyoCepni
Bulten
Genclik
Çagri
Bulten1
Bulten2
1 mayıs
Gazi
Bulten3
Bulten4
Radyo.com
Yeni Binamiz 
CenazeHizmeti
     40 Yemekleri

     Yazarlarimiz

Arsivdenler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Establishment and Purposes.      Siyaset ve Alevilik

England Alevi Cultural Centre & Cem Evi is a registered charity organization. The centre was established in May 1993.
Contact by Email: info@alevi.org.uk , liaison@alevi.org.uk

 women@alevi.org.uk,  youth@alevi.org.uk Tel: 0207 241 62 85

 

İAKM ve Cem-Evi Yonetim Kurulundan

 

Basin Açıklamaı                   (16/04/2008 23:09:08)

 

             

İAKM ve Cem-Evi tarafından yerel Avrupa Gazetelerine gönderilen basın açıklaması aşağıdaki gibidir. Açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz.

Açıklama :

“Bir takım gazeteler de çıkan İAKM ve Cem-evi aleyhine maksatlı ve gerçek dışı yayınlanan haberler üzerine kurumumuz aşağıdaki açıklamayı kaleme almayı gerekli görmüştür.  Gazeteler ya da diğer iletişim araçlarıyla Alevileri yıpratmaya yönelik kasıtlı çıkan çalakalem haberlerin yer yer kendini göstermesi, alevi toplumunun şimdilerde değil uzun yıllardır maruz bırakıldığı bir durumdur. Bu gibi benzer durumlara karşı soğukkanlılıkla mücadele etme pratiğimiz tarihte net olarak bilinmektedir. İAKM ve CEMEVi tarihsel bu tavrın bir devamıdır. 
Bizler neyi nasıl yapmamız konusunda zaafa düşen bir toplum değiliz. Asla da olmadık. Bununla beraber bilmekteyiz ki bu tür yanlışa temayül eden Alevi toplumunda yetişmiş bireylerinin çıkmış olması da toplumuzun genel değer ölçülerini bağlamaz. Bu nedenle kurumumuzun faaliyetleri,uygulama yöntemleri,doğuracağı sonuçlar yalnız İngiltere'deki Alevilerle sınırlı olmadığı, tüm Alevi camiasına ve öngörülen hizmetlere katkı amacı taşıdığı bilinmelidir. Zira Avrupa'da ve Türkiye'de yaşıyan Aleviler'in 25 milyon dan fazla oldukları hesaba katıldığında bizler yanlızca İngıltere'de ki Alevilerle ilgili sorumluluklarımız var deyip kendimizi sınırlandıramayız. Haksızlık, zulüm ve saldırı ister içimizden ister dışımızdan kaynaklansın inançlarımız ve sosyal geleneklerimiz doğrultusunda, her zaman mazlumdan yana olduk ve zalime karşı dik olduk. Bu duruşumuzu hiç bir zaman bozmadık ve asla da bozamayız. 
İAKM kişiler düzeyinde değil kurumlar düzeyinde ilişkiler geliştirerek sorumluluk üstlenip,amaçlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi doğrultusunda çalışmalar yapmaktadır.  Toplumsal iradenin esas olduğu İAKM ve CEM-EVİN de yada cem-evine karşı bireysel çıkışların, kendi yaşamındaki değerlendirmeleriyle sınırlı kalacağı ve hiç bir zaman toplumsal iradeyi temsil etmeyeceği ve hiç bir katkı sunmayacağı aşikardır. Dolayısıyla, kitleleri temsil etmek, başka bir değişle 25 milyon Alevinin temsilcileriyle bu yolu yürümek bizim için esas olduğunun bilincindeyiz. Farklı sesler her yerde olduğu gibi bizde de olabilir. Toplumumuzda da olması doğaldır. Ancak bu farklı seslerin etik bir çerçevede ifade bulması İAKM nin yıpratılmaması için elden bırakılmaması gereken elzem değerlerden biridir. Aksi halde yapılan her gayri etik eleştiri ve karalama biz Alevileri, her fırsatta aşağılayan, kullanmak isteyen kişilerin ıştahını kabartır ve kişilere malzeme verir.  Birebir yazılanlara cevap vermemedeki ölçümüz kurumsal sorumluluğumuzun bir gereğidir. 
Türkiye'de ve artık Avrupa'da Aleviler üzerine oynanan oyunların belli ki mürekkebi pekte kurumayacak. Tarihte de bu böyle oldu. Aleviler zulmü çok derinden yaşadı. Hala da bu zulmü yaşatmak için fırsatlar kollanmakta. Bizlerin Alevililiğini bazıları sorgulamak için çırpınmakta, inancımızı kültürümüzü bir yerlere dürüp-büküp koyma çabaları bazı hallerde iyice açığa çıkmaktadır.
Örgütlü toplumlarda hepimiz biliyoruzki; niyetde sıkıntı yoksa eğer, seçmenleri tarafından seçimle iş başına getirilmiş yöneticiler selayet sahibidir.
Cumhuriyet gazetesi baş yazarı İlhan Selçuk, İstanbul Ünıversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu gibi şahsiyetlerin sorgulanmaları, ve de sorgulamaların AKP nin kapatılma davasının açıldığı bir döneme tekabül etmesi laik düşünen aydın ve bürokratlara bir gözdağı ve sindirme operasyonu olarak tarafımızdan algılanmış olup bu olayı geçmişte de gerçekleşen benzer olaylarda olduğu gibi gayri insani ve son derece ideolojik hesaplarla bir baskı rejimi inşa etmenin derin göstergelerinin ortada olmasından kaynaklı olduğunu tespit etmiş ve kurumsal tepkimizi dile getirmiştik. 
Siyasi ve ideolojik yaklaşımları değerlendirmek, İAKM ve Cem-Evi’nin görevi değil, din ve devlet işlerini birbirine karıştıran şeriat yanlılarının işidir. Ancak sekulerizim Alevinin aldığı nefes olunca sekulerizmin kaybedilmesi Alevinin nefessiz bırakılması gerçeğini herkesin kabul etmesi gerekir. Biz hayat damarlarımızı kesmeye çalısan Aleviye yaşama hakkı dahi tanımayan cem evlerimizi tanımayan bizleri cümbüş evi diye adlandıran anlayışları ve onların yaptıklarını kınadık. Altına imza attığımız bildiri sadece bundan ibarettir.  Kurumumuza yönelik çıkarılan karalama haberlerin takdirini yorumsuz olarak yine kamuoyumuzun takdirine bırakıyor camiamızın İAKM ve CEM-EVİ'ne yapılmak isteneni doğru bir şekilde algılayacağından hiç bir kuşku duymuyoruz.   
Bu tutum bizim tarihsel çizgimizdir ve biz bu çizgimizde toplumumuzla beraber kurumsal yapı içerisinde yılmadan usanmadan gelceğimize yürüyeceğimizi ve geleceğimizi bu doğrultuda taçlandıracağımızı kamu oyumuza bildiririz.” 
 

Artık Yeter …Avrupa gazetesinde yayinlanmistir


Artık Yeter …

AKP'nin 22 Temmuz seçim beyannamesinde ve 60. hükümet programında,  ağırlıklı olarak yer tutan sivil anayasa  yapma fikri toplumun geniş kesimlerinde  yankı buldu. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi Başkanı Avukat Ali Güvercin’de bu konuyu alevi cemaatinin hakları açısından  değerlendirdi. Güvercin, Türkiye’de son günlerde  Türkiye’de herkesin her şeyi çekinmeden söylediği, herkesin her konuda, hakkını hukunu sonuna kadar savunduğu görünümü verilerek bir anayasa hazırlandığını söyledi.  Güvercin,  bunun malesef ki hak-hukuk kavramlarını  retorik olarak kullanan bir görünümden başka bir şey olmadığını bildirdi.  Güvercin, hak-hukuk kavramları bu görünümü yaratanlarca,  inanılan  bir kavram değildir dedi.
Alevilere  Yapılan Zulme Karşı Ses  Yok
Alevilere yapılan zulme karşı  vicdanları rahatlatacak tek bir ses cıkmadığına değinen Güvercin,  tartışılan hak ve  özgürlükleri,  kim veya kimlerin  tartıştığına bakmak gerektiğini ifade etti.  Güvercin, anayasa komisyonun icerisinde bir tane  Alevi olmadığını, dolayısıyla alevilerin ibadethanelerine kavuşmaları gerektiğinden söz edebilecek tek bir kimse olmadığına işaret etti.  Güvercin, yüzyıllardır, alevi inançlarına yapılan zulmü yok saymaya çalışmanın Türkiye’nin  sıkıntılarını ciddi anlamda arttırdığını vurguladı.
Türkiye Gündemi Kısır Çekişmelerle  Meşgul Ediliyor
Türkiye gündeminin yıllardır,  başörtüsü gibi konularla meşgul edildiğini, bazı kesimlerin de  bu konuyu inançlara müdahale gibi göstermeye çalıştıklarını da söyleyen Güvercin,  bu tutumlarında ısrarla sürdürüldüğünü açıkladı.  Güvercin, bu tartışmaları yapanların,  haksızlığı artıracak bazı olayları körüklemekten de geri kalmadığını, çünkü bunların  amaçlarının  inanç özgürlüklerine hizmet etmek değil aksine din’i çıkarlarına göre kullanmak olduğunu bildirdi. Bu durumun  Türkiye'nin huzur ve barış ortamına zarar vermekten başka hiçbir işe yaramadığına değinen Güvercin, birilerinin,  Alevilerin inançlarnın, etnik kültür, renk ayrımcılığı vs. değerlere bağli olmadığını anlaması gerekir dedi. Güvercin açıklamalarına şu şekilde devam etti:  Biz tüm insanlığa bir nazarla bakan , incinsende de incitme ilkesini özümseyen bır ‘milletiz’. Niçin inançlarımızı engellemek için yüzyıllardır haklarımızı gasp ediyorlar?  bunun altında yatan nedenlerin başında bu toplumun inanç ve kültürünü asimile etme amaçı gelmektedır  Bu mümkün müdür? Elbetteki hayır. Çok büyük bir kitle artık yeter denilen noktaya getirilmistir.  Oysa amaçımız; Hz.Muhammet'ten bu yana süregelen İslam’i, inancımızı kendi inandığımız şekilde yaşayabilme ve öğretebilme hakkıdır.
Hak, Hukuk, Adalet, Eşit Muamele Sözlerde Kalmamalı
Hak, hukuk, adalet, kavramlarına  işaret eden Güvercin sözlerini şöyle sürdürdü: Hak, hukuk, adalet, eşitlik, eşit fırsat, eşit muamele, eşit uygulama gibi, doğal hakları ağzından düşürmeyen yasa koruyucuları ve yürütme organları, alevilerin inançlarına ait hak ve hukukunu garanti altına alacak tek cümle dahi etmemekte ısrar ediyorlar.  Bu tutum karşısın da bizler hayal kırıklığı yaşıyormuyuz dersiniz? Elbette ki hayır.  Çünkü yapılmak istenenlerin neler olduğunun aydın bir toplum olarak bilincindeyiz. İnançlarına ait hak ve hukuku garanti altına alınması gereken alevilere şu ana kadar hiç bir bilgilendirme yapılmamıştır. Hazırlık komisyonuna hiç bir alevi alınmamıştır. Dolayısıyla anayasal bir hak olan bu düzenlemeler bir an önce, parti zihniyetiyle değil de, gerçek anlamda toplumum katılımıyla sağlanırsa toplumsal barıs kurulabilir.  Alevilerin Hz.Muhammet'ten bu yana, ibadetlerini uyguladığı cem evleri bir an evvel çok geç kalınmış yasal statüsüne kavuşturulmalıdır. İktidar partisi AKP'nin alevi inanç haklarına bakışı herkesçe malumdur. Ve bu zihniyetiyle yetişip malesef ki devletin en üst kademesine dahi çıkmış üyelerinin, alevilere bakışı esef vericidır. Son olmayacağını bildiğimiz benzeri olaylardan en son yaşananlar tüylerimizi diken diken etmiştir.
Hükümetin Sivas Katliamına Duyarsız Kalması Esef Verici
Hükümetin, Sivas Katliamına duyarsız kalmasını kınayan Güvercin,  şunları da sözlerine ekledi: Bir Avrupa ülkesinde konuşma yapan Sayın Cumhurbaskanımız Abdullah Gül beyefendinin  bulunduğu salonda Aleviler;"Hic olmazsa 37 masum insanın, kadının çocuğun hunharca yakılarak katledilişinin anısına, bir müze yaplmasını ve bu yaşanmış insanlık suçunun gelecek kuşaklara da örnek teşkil etmesinin sağlanması talebinde bulunuyorlar.  Öyle ya, neden anayasa yapmak gereği duyuyorsunuz dendiğinde şu cevabı veriyorlar.  Demokrasi istiyoruz,…Uygarlık istiyoruz. Hak ve hukuk istiyoruz, özgürlük istiyoruz, adaletten bahsediyoruz. Gayet güzel. Eğer öyleyse buyrun yanınızda olalım diyoruz biz de. O halde bütün milli mutabakat çerçevesinde ülkenin birliğini bütünlüğünü  bozmadan bütün  hak ve hukukların anayasal güvence altına alnması ve bir zümrenin bir başka zümre üzerinde tahamumunun engelenmesi en doğal değerler olmalıdır, bu istemler içerisinde. 
Yasama, Yürütme ve Yargının Bağımsızlığı  Demokrasi Sorununu Çözecek
Tabi ki; Yasama yürütme  yargı tamamen birbirinden bağımsız olmalıdır.  En önemlisi Yasa koyucu halkı temsilen yasa yaparken, yürütme de devleti temsilen bu yasalar cercevesinde ülkeyi idare ederken, Yargı, tam bağımsızlğını  korumalı ve yargının  bağımsızlığına gölge  düşürecek  her türlü  uygulamalar kaldırılmalı ve yargıyı  daha da bağımsızlıştarak  tedbirler alınarak, devlet ile vatandas arasındaki ilişkiler de çıkacak  uyuşmazlıklar ve haksızlıklar, vatandaşla vatandaş arasında ki haksızlıklar yargı tarafından değerlendirilmeli haksız olan tarafa gereken müeyyide uygulanmalıdır. Ayrıca yine yasal çerçeve de yürütmenin emrinde çalışan savcılar ve kolluk kuvvetlerinin görevlerinin doğru yapıp yapmadıkları yine bağımsız yargı tarafından denetlenmeli, bir istihatlar zinciri oluşturularak yürütmenin de kendisini yargı kararlarına göre uydurmasının  geleneğinin oluşması sağlanmalıdır. İşte gerçek demokrasi böyle olur ve burda ne Alevi, ne sunni yada başka bir demokrasi sorunu kalır diyoruz. 


Demokrasi Çığırtkanlığı Yapılıyor

 
Abdullah Gül’ün  konuşma yaptığı  salonda yukarıdaki talebi dile getiren Alevilerin  salondan dışarı çıkarıldıklarını ve kötü  muameleye tabi tutulduklarını söyleyen Güvercin şu açıklamalarda bulundu:  Bu muameleyi  nasıl yorumlamalayız şimdi. Yani 37 Can’ın yakılması onaylanıyor  mu diyelim. Eğer böyle ise lütfen demokrasi cığırtkanlığı  yapmayınız. Böyle değil ise, Sayın Abdullah Gül neden böyle bir saldırıyı kınamamıştır. Sadece sukunet tavsiyesinde bulunmuştur. Bunda Alevilerin derin esef duyduğunu, ve sidetli bir öfkeye kapıldıklarını  Sayın Gül bilmeli ve sukunet çağrısından daha ileriye giderek  bir kınama açıklaması  yapmalıdır.  Aksi halde Sayın iktidar sahiplerine sorarlar. Acaba siz özgürlükten  sadece kendi özgürlüğümüzü, demokrasi den de sadece size verilmesi gereken bir hak ve sistem olduğu anlamını çıkarıyorsunuz. Olayı böyle anlayanlar bir demokrasi dersi almalıdırlar. Olayı böyle görmeyip demokrasinin ne anlama geldigini bilenler de, kendi vijdanını sorgulamalıdırlar. Ne kadar müslümandırlar. 
Her şeyi bir yana bırakıp,  kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu savunmasız 37 Can’ın  yakılarak öldürüldüğü  bir olayı gündeme getiren bir insanı salondan çıkaranları şiddetle kınıyoruz. 37 insanın yakılarak öldürüldüğü yerde iskender kebap dükkanı açanları  görmemezlikten gelenleri şiddetle kınıyoruz. 37 Can’ın yakılarak öldürüldüğü  bu binada iskender kebabı yiyen her bir bireyi ve buna göz yumarak suç ortaği olanları  şiddetli bir sekilde kınıyoruz.  

 
Ramazan da oruç tutanın Ramazan da oruç tutmayana yan bakma, eleştirme, kızma hakkı olmadığını  içine sindirmesi gerektiğini göstermeden, namaz kılanın namaz kılmayana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, başını örtenin başını  açana saygı göstermesi gerektiğini içine  sindirdiğini göstermeden, yani kısacası karşısındakinin  hak ve hukukunu tanıdığını  pratikte  ki duruşuyla sergilemeden, kişi yada kişilerin istedikleri hak ve hukuk istemlerinin aslında sadece kendileri için olduğu bunun adının  da demokrat olmak yerine totaliterizmin savunuculuğu olacaği asikardir. 
25 Milyonluk  Alevi Toplumu  Yok Sayılıyor
25 milyonluk  Alevi toplumun  yok sayıldığını bildiren Güvercin, hükümete şu önerilerde bulundu:  Anayasa çalışmaları  sürdüren ve kendisine de sivil toplum kuruluşları denen kuruluş ve temsilcilerinin içerisinde herkesin adı geçerken alevilerin adı yine geçmemektedir. Asil üzücü  olan da şudur ki; kimse alevilerin kendi tanımlamalarına bırakmadan, onların olmak istedikleri gibi olmaları gerektiği gerçeğine saygı duymadan, herkes kendisine göre bir alevilik tanımlaması yaparak, alevileri kendi maşaları haline getirmeye ve aleviler üzerinden politika yapmaya çalışmaktadırlar.  Alevilerin hak ve hukukukunun garantiye alınmadığı hiç bir anayasa bizi temsil etmeyecek ve böyle bir anayasaya  bizim mutabakatımız olmayacaktır. Sivas’ta yanan 37 insanın katillerine hiç bir gönderme yapmadan konuyu gündeme getirenleri yuhalayanları, aşağılayanları, alçaltanları, şiddetle kınıyor ve  uyarıyoruz.

Kerbela slight'i icin asagidakai siteye tiklayiniz ve IAKM olarak Alevileriz.Org yoneticilerine paylasimlari icin cok cok tesekkur ederiz. CLICK

Alevilik hakkinda                      (Click) Dunya Dinleri

SIVAS KATLIAMIYLA ILGILI HER YIL GELENEKSEL OLARAK YAPILAN ANMA TORENI AVRUPA GAZETESINDE SOYLE VERILDI 

               

Sivas’ta 1993 yılında, bir irtica hareketi sonucu yakılarak öldürülen 37 yurttaşımız tüm Türkiye ve İngiltere’de yapılan  toplantı ve mitinglerle anıldı. Sıvas’ta ‘Madımak’
Otelinde bundan 13 yıl önce yapılan Pir Sultan Abdal şenliklerine katılan Alevi yurttaşlarımız, şair ve sanatçılarımızdan oluşan bir gurup, oteli ateşe veren bir gurup gerici tarafından yakılarak öldürülmüşlerdi. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde 2 Haziran Pazar günü yapılan hazin bir törenle anılan 37 yurttaşımız için Sıvas ve çevre illerde onbinlerce protestocu yürüdü
 
devami icin tiklayin click 

  

MEHMET YAMAN DEDENIN YAZISI ICIN tiklayin  Click  

 Activities

Cemevi Baskani Huseyin Cifci Avrupa Gazetisne demec verdi.   Click

Medium animated Turkish flag clip art for a white background

Go to fullsize image

Gericilige,karanliklara, 

hurafeye,  totalirizme ve ummetcilige son veren Cumhuriyet Rejiminin kuruldugu bu gununuz kutlu olsun. (29 Ekim)

  Braise Semah 

Alevi Degerleri

Ingiltere Alevi Kultur Merkezi ve Cem Evi

Ingilterere

Alevi

Akademisyenleri

Ingiltere

Alevi Genclik

Alevi

Forumlari

www.alevileriz

www.alevidostlar

www.aleviYol

www.CemVakfi

Almanya

Alevi Birlikleri federesyonu

Alevi Bektasi

Federesyonu

Pir Sultan

Abdal

Dernekleri

Hubyar Sultan

Resimlerle 4 Kapi 40 makamin bir anlatimi

Reklamlar

 

 

 


© 1993-2008 Alevi Culture Centre, Alevi.org.uk